Kadın öğrenciler, eğitim hayatlarını sürdürürken iş hayatında da var olma mücadelesi veriyor. Cinsiyetçi tutumlar ve zorlu çalışma koşulları, onların yolunu daha da zorlaştırıyor.
Üniversite eğitimi almak, bireyin hayatında artık daha da büyük bir sorumluluk yüklerken, bunu çalışarak sürdürmek kadınlar için daha büyük bir mücadeleye dönüşüyor. Hem iş hayatında hem de akademik ortamda cinsiyetçi engellerle karşılaşan kadın öğrenciler, ekonomik bağımsızlıklarını kazanmak için ve geçinmek için uğraşıyorlar ve bunun yanında toplumun kendilerine biçtiği normatif rolleri aşmaya ve sorgulamaya devam ediyorlar.

Fotoğraf (video): https://www.youtube.com/watch?v=AwLjk-5Dnjw&t=280s
Hem öğrenci hem de çalışan kadın öğrenci olarak sabahın erken saatinde kalkan H. ofiste çok ciddi bir cinsiyetçi ayrımcılığa maruz kalmadığını fakat yine de bulunduğu departmanda sürekli iş gereği iletişim kurduğu yöneticilerin: kadınların yöneticilik için yetersiz ve zayıf kaldığını, dolayısıyla kadınların yöneticilikte olmaması gerektiğini ifade ettiklerini söyledi.
H. bu söylemlerle de birçok kez karşılaştığını belirtti. Bunların yanında bir de ofis içerisinde kadınlara daha fazla iş yükü verildiğini çünkü kadınların daha nazik ve iyimser davranmalarından kaynaklı olduğunu söyledi. Bu da beraberinde kadınların sorumlu olmadığı görevleri yapmayı ve asıl sorumlu oldukları işlerin aksamasını getiriyor.
H. bu konuda zorluk yaşayan ve mutsuz olan kadın öğrencilerin, aldıkları sorumluluklarla ilgili net cevaplar vermeleri, gerekirse bu durumla ilgili rahatsızlıklarını belirtmelerini, daha dik ve ayakları yere sağlam basan bir görüntü sergilemeleri gerektiğini düşünüyor.
S. ise ikili toplumsal kimliği benimseyen başka bir kadın çalışan öğrencimiz. Kendisi de şu anki ofisinde büyük bir ayrımcılığa maruz kalmıyor fakat geçmişte iş alanının dışında gerçekleşen davranışlarla karşılaşıp işten çıkarıldığı oldu. Toplumda geri kalmışlığın bir göstergesi.
Şu anda da finans ekibinde olduğu için erkek egemen sistemi daha iyi hissettiğini ve gördüğünü aynı zamanda ekibin tek kadın çalışanı olduğunu belirtti. Buna rağmen S. pek ciddiye alınmadığını, çoğu zaman toplantılarda karşı cinsin hatasını sanki kendisi yapmış gibi davrandıklarını söyledi.
Fakat bu gibi durumları yaşamasına rağmen bu anlayışı yıkmak için iş hayatında kadın olarak var olmayı ve bir duruş sergilemek gerektiğini açıkladı. Bunlar için de haklarını bilmek, hayır diyebilmek, mesafeyi koyup rasyonel bir bakış açısıyla kendilerine odaklanıp bilgi sahibi olmaya çalışmak ve en önemlisi birbirlerine destek olmak gerektiğini düşünüyor.














