Yazar: 7:58 am Köşe Yazıları

Mason Greenwood transferi: Üç büyüklerin değerleriyle çelişen bir tercih mi?

Mason Greenwood transferi: Yetenek mi, değerler mi?

Fenerbahçe taraftarları arasında başlayan Mason Greenwood transferi talebi, kısa sürede Galatasaray ve Beşiktaş taraftarlarının bir kısmı tarafından da dile getirilmeye başlandı. Üç büyüklerin taraftarları içinde Greenwood’u isteyenlerin sayısı az değil; sosyal medyada baskın sesin bu yönde olduğu açık. Futbol yeteneği açısından bakıldığında bu istek şaşırtıcı değil. Greenwood, sahada fark yaratabilecek bir oyuncu.

Ancak mesele tam da burada başlıyor: Bir futbolcunun yalnızca yeteneğine bakarak transfer edilmesini istemek yeterli mi?

Çünkü Türkiye’nin üç büyük kulübü yalnızca spor takımlarından ibaret değil. Gelip geçici yönetimlerin hatalarıyla özdeşleştirmememiz gereken bu kulüpler; milyonlarca taraftarı, geniş üye tabanı, kadın-erkek her yaştan insana temas eden kültürel etkisiyle Türkiye’nin en büyük sivil toplum yapıları arasında yer alıyor. Bu nedenle aldıkları kararlar yalnızca saha içini değil, toplumsal hayatı da etkiliyor.

Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş; kadın sporcuları, kadın taraftarları, kız çocukları ve toplumsal sorumluluk kampanyalarıyla yalnızca sportif başarı üretmiyor. Aynı zamanda değer, aidiyet ve temsil üretiyor. Bu yüzden Mason Greenwood gibi geçmişi ağır şiddet ve cinsel saldırı iddialarıyla anılan bir futbolcunun transferi, herhangi bir teknik direktör tercihi ya da yönetim hamlesi olarak görülemez.

Kadın sporculara verilen mesaj ne olacak?

Fenerbahçe’nin Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği hareketi HeForShe’ye destek vermesi bu açıdan özellikle önemli. HeForShe, erkekleri ve erkek çocuklarını toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin parçası olmaya çağıran küresel bir kampanya. Böyle bir kampanyaya destek veren bir kulübün, kadınlara yönelik şiddet ve cinsel saldırı iddialarıyla anılmış bir futbolcunun transferinde yalnızca sportif katkıyı ölçüt alması, kulübün kendi değer söylemiyle açık bir çelişki doğurur.

Bu yalnızca Fenerbahçe için geçerli değil. Galatasaray ve Beşiktaş da kadın futbol takımları, kadın basketbol takımları, kadın sporcuları ve kadına yönelik şiddete karşı kamuya açık mesajlarıyla kadınları kulüp kimliğinin bir parçası olarak sunuyor. Galatasaray kadın futbol takımını 2021’de yeniden kurdu ve 2023-24 sezonunda Kadınlar Süper Ligi şampiyonluğuna ulaştı; Beşiktaş kadın futbol takımı ise 2014’te kuruldu ve Türkiye kadın futbolunda şampiyonluklar kazandı.

Dolayısıyla Greenwood’un adı hangi büyük kulüple anılırsa anılsın, mesele yalnızca “gol atar mı?” sorusuna indirgenemez. Türkiye’nin en büyük kulüpleri, kadın sporcularına, kadın taraftarlarına ve kız çocuklarına “siz bu kulübün eşit parçasısınız” mesajı verirken; aynı anda böyle ağır bir dosyayla anılan bir futbolcuyu yıldızlaştırmaya kalkarsa, bu mesajın inandırıcılığı sorgulanır.

Görsel Kaynağı: espn.co.uk

Avrupa’da da aynı tartışma yaşandı

Avrupa’da yaşanan tartışma da tam olarak buradan yürüdü. Greenwood’un Marsilya’ya transfer sürecinde taraftarların bir bölümü #GreenwoodNotWelcome kampanyası başlattı. Marsilya Belediye Başkanı Benoît Payan da transfer karşıtı açıklama yaptı ve kulübe bu transferden vazgeçme çağrısında bulundu. Buna rağmen Greenwood, Temmuz 2024’te Manchester United’dan Marsilya’ya transfer oldu.

Türkiye’de ise Greenwood’u isteyenlerin sesi daha kalabalık olabilir. Fakat bu sese karşı çıkan, “Benim kulübüm bu transferin parçası olmasın” diyen taraftarların sesi de en az onlar kadar meşrudur. Bu itiraz, futbolcunun yeteneğini inkâr etmekten değil; futbol başarısının kadınlara yönelik şiddet ve cinsel saldırı iddialarını görünmez kılmasına karşı çıkmaktan doğuyor.

Mason Greenwood dosyasında ne olmuştu?

Mason Greenwood hakkındaki tartışmanın merkezinde, 2022’de kamuoyuna yansıyan görüntüler, mesajlar ve ses kaydı bulunuyor. Ocak 2022’de sosyal medyada yayılan bu içeriklerin ardından Greenwood, Manchester United tarafından kadro dışı bırakıldı. Özellikle ses kaydı, dosyanın kamuoyu nezdindeki ağırlığını belirleyen unsurlardan biri oldu. The Athletic’te yer alan değerlendirmede de belirtildiği gibi, kaydı dinleyen birçok kişi için ilk tepki Greenwood’un Manchester United’daki kariyerinin bittiği yönündeydi; Greenwood ise kayıttaki kişinin kendisi olduğunu hiçbir zaman reddetmedi.

Ekim 2022’de Greenwood hakkında üç ayrı suçlama yöneltildi: teşebbüs halinde tecavüz, fiili bedensel zarara yol açan saldırı ve zorlayıcı-kontrol edici davranış. Greenwood bu suçlamaları reddetti.

Şubat 2023’te İngiltere Kraliyet Savcılık Servisi davayı sürdürmeme kararı aldı. Gerekçe olarak kilit tanıkların iş birliğini geri çekmesi ve yeni materyallerin ortaya çıkması gösterildi. Bu nedenle ceza süreci mahkemede bir mahkûmiyetle sonuçlanmadı; ancak aynı şekilde mahkemede verilmiş bir beraat kararı da yok. Bu yüzden Greenwood için sıkça kullanılan “aklandı” ifadesi hukuken doğru değil. Daha doğru ifade, hakkındaki suçlamaların düşürüldüğüdür.

Fakat davanın düşmesi, tartışmanın bittiği anlamına gelmedi. Manchester United, ceza sürecinin ardından kendi iç soruşturmasını yürüttü. Kulüp, Ağustos 2023’te yaptığı açıklamada kamuoyuna yansıyan materyallerin “tam resmi göstermediği” ve Greenwood’un başlangıçta suçlandığı fiilleri işlemediği sonucuna vardığını duyurdu. Buna rağmen aynı açıklamada Greenwood’un “hatalar yaptığını” ve bunların sorumluluğunu aldığını belirtti. Sonuçta kulüp ve oyuncu, Greenwood’un Manchester United’da kariyerine devam etmesinin yaratacağı zorluklar nedeniyle yollarını ayırma konusunda uzlaştı.

Bu tablo, meseleyi basit bir “suçlu mu, suçsuz mu?” tartışmasının ötesine taşıyor. Elbette mahkeme kararı olmadan kesin suç hükmü kurmak doğru değildir. Ancak kamuoyuna yansıyan kayıtların yarattığı ağırlık, suçlamaların mahkemede beraatle değil düşmeyle sonuçlanması ve Manchester United’ın oyuncuyu tekrar kulüp bünyesine alamaması, futbol kulüpleri açısından etik sorumluluk tartışmasını ortadan kaldırmaz.

Özellikle milyonlarca taraftarı olan, kadın sporcuları ve kadın taraftarlarıyla toplumsal bir kimlik kuran kulüpler için mesele yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ahlakidir. Ceza davasının sürdürülememesi, bir futbolcunun hiçbir toplumsal sonuçla karşılaşmadan yeniden yıldızlaştırılması gerektiği anlamına gelmez.

Kulüpler kimi yıldızlaştırdıklarıyla da mesaj verir

Bugün üç büyüklerin taraftarları içinde Greenwood’u isteyenlerin sesi baskın olabilir. Fakat kadınların, feministlerin ve bu transfere etik gerekçelerle karşı çıkan taraftarların sesi de duyulmak zorunda. Çünkü kulüpler yalnızca futbolcu transfer etmez; kimi yıldızlaştırdıklarıyla, hangi geçmişleri normalleştirdikleriyle ve hangi değerleri gerçekten önemsedikleriyle de topluma mesaj verir.

Kaynakça:

thesun.co.uk

fenerbahce.org

manutd.com

nytimes.com

Visited 1 times, 1 visit(s) today
Close