“Sanatçı ile eserini birbirinden ayırmak gerekir.” Bu cümle ilk bakışta masum görünür. Bir filmin estetik değerini, yönetmeninin özel hayatından bağımsız olarak değerlendirmek mümkün olabilir. Bir sanat eserini, sırf onu üreten yönetmen veya rol alan aktörden dolayı hayatımdan tamamen çıkarmak istemem şahsen. Bakınız, Seven (Fincher, 1995) hala favori filmlerimden. Fakat durum, yalnızca eski bir filmi seyretmek olduğunda başka, yaşayan ve hakkında ciddi cinsel suç geçmişi bulunan bir sanatçıya yeni bir eser üzerinden prestij ve ödül kazandırmak söz konusu olduğunda başkadır.

Görsel Kaynağı: lexpress.fr
Sanatçı ve eser ayrılmalı sözü nerede yetersiz kalır?
Roman Polanski, 1977 yılında 13 yaşındaki Samantha Geimer ile ilgili davada reşit olmayan biriyle yasa dışı cinsel ilişkiye girme suçunu kabul etti. Daha ağır suçlamalar, bir savunma anlaşması sonucunda düşürüldü. Polanski daha sonra, 1978’de ABD’den ayrıldı ve davanın cezalandırma aşamasına geri dönmedi. Peki bir sanat kurumunun, böyle bir geçmişi bulunan birine ödül vermesi ne anlama gelir? Ödül, yalnızca bir filmin estetik niteliğine verilen teknik bir puan değildir. Ödül aynı zamanda kurumsal bir eylemdir. Bir festival jürisi bir yönetmene büyük ödül verdiğinde, o kişiyi görünür kılar ve prestij üretir. Bu nedenle “filmi sanatçıdan ayırmak” ile “sanatçıyı ödüllendirmek” aynı şey değildir.
Bir eser hem estetik açıdan önemli olabilir hem de onu üreten kişinin davranışları nedeniyle etik açıdan tartışmalı bir bağlam içinde değerlendirilebilir. Sanatçı ile eseri birbirinden tamamen koparmak yerine, eseri sanatçının tarihinden bağımsızlaştırmadan değerlendirebiliriz. Bu, “Polanski’nin bütün filmleri kötüdür” demek değildir. Aynı şekilde “Polanski’nin filmlerini kimse izlememeli” demek de değildir. Bir filmi takdir etmek zorunda olmadığımız gibi, sanatçısını da onurlandırmak zorunda değiliz. Bir eserin sinema tarihindeki yerini kabul etmekle, o eserin yaratıcısına bugün yeni bir kültürel meşruiyet vermek arasında fark vardır.

Görsel Kaynağı: radiofrance.fr
Hakkında suçlamalar olan birine ödül vermek ne demektir?
Polanski’nin The Pianist filmi 2002 Cannes Film Festivali’nde Palme d’Or kazandı. Bir yıl sonra, 2003 Oscar töreninde Polanski, The Pianist ile En İyi Yönetmen Oscar’ını aldı. 2019’da ise J’accuse filmi Venedik Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü’ne layık görüldü. Dolayısıyla tartışma yalnızca geçmişte yapılmış bir filmin bugün nasıl değerlendirileceği ile sınırlı değil.
J’accuse, Polanski’nin geçmişinden onlarca yıl sonra çekilmiş yeni bir filmdi. Adalet üzerine film yapan bir yönetmeni, kendi geçmişindeki cinsel suç ve adalet sürecinden bağımsız biçimde onurlandırmak ne anlama gelir? “Ama film çok iyi” cümlesi soruyu değiştirmez. Evet, bir sanatçının geçmişindeki davranışları eserin estetik özelliklerini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Bir sinema öğrencisinin The Pianist filmini sinema dili, ışık kullanımı, oyunculuk, kurgu veya Holokost anlatısı açısından incelemesi mümkündür. Bir sinematek Polanski filmlerinden oluşan tarihsel bir retrospektif düzenleyebilir ve aynı zamanda yönetmenin biyografisindeki sorunları açıkça tartışabilir. Bir akademisyen Polanski sinemasını çalışabilir. Fakat bir festival jürisinin 2019 yılında yeni bir Polanski filmine Büyük Jüri Ödülü vermesi başka bir eylemdir. Ödül, “bu kişi burada saygı görmeye devam ediyor” demektir. Bir filmin varlığı geçmişte gerçekleşmiş bir olgudur. Ödül ise şimdi verilen bir karardır. Bu tutum, yalnızca sanatçının geçmişini görmezden gelmekle kalmaz; aynı zamanda cinsel şiddetin göz ardı edilebilir olduğu düşüncesini de yeniden üretebilir.

Görsel Kaynağı: festival-cannes.com
Mesele sanatı cezalandırmak değildir. Mesele, sanat eserini değerlendirirken sanatçının eylemlerini görünmez kılmamak ve kurumsal ödüller aracılığıyla ona yeni bir dokunulmazlık alanı yaratmamaktır. Bir filmi izlemek, onun sinema tarihindeki yerini kabul etmek ve sanatsal değerini tartışmak mümkündür. Fakat bütün bunlar, o filmin yaratıcısına yeniden hayranlık, saygınlık ve ayrıcalık kazandırmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez.
Kaynakça:
- Ahmed, S. (2017). Living a feminist life. Duke University Press.
- Ahmed, S. (2021). Complaint! Duke University Press.
- Academy of Motion Picture Arts and Sciences. (2003). The 75th Academy Awards (2003): Directing.
- Festival de Cannes. (2002). The Pianist — Palmarès 2002. Festival de Cannes.
- Lemaignen, J. (2019, November 14). Samantha Geimer, Robin, Valentine Monnier… les différentes affaires et accusations impliquant Roman Polanski. Le Monde.
- MacKinnon, C. A. (1989). Toward a feminist theory of the state. Harvard University Press.
- The Academy of Motion Picture Arts and Sciences. (2003). 75th Oscars highlights: Roman Polanski winning the Oscar for directing.
- The Venice Biennale. (2019). Official awards of the 76th Venice Film Festival. La Biennale di Venezia.
- The Venice Biennale. (2019). J’accuse (An Officer and a Spy). La Biennale di Venezia.
- Polanski v. The Conde Nast Publications Ltd., [2003] EWHC 2876 (QB) (England and Wales High Court).













