Yazar:• 10:29 am• Köşe Yazıları

Gloria Steinem: Feminizmin bitmeyen mücadelesi

Gloria Steinem, 2 Eylül 2026’da 92 yaşında hayatını kaybetti. Onu feminizme yönlendiren şey kürtaj hakları mücadelesiydi. Kadınların ne zaman ve çocuk sahibi olup olmayacaklarına karar verebilmesinin eşitliğin ön koşulu olduğu fikri, 1960’ların sonundaki hareketin merkezindeydi ve Steinem bu hareketin sembolü hâline geldi. Onun öncülük ettiği kazanımlar aile hayatını kökten değiştirdi. Kadınların işgücüne kitlesel katılımını tetikledi. Ancak onun bu direnişi mücadelenin sonu değil, sadece başlangıcıydı.

Görsel Kaynağı: nytimes.com

İstatistikler neyi işaret ediyor?

İşin ironik ve acı yanı şu: Steinem, kendi kurduğu hareketin kazanımlarına karşı bir geri tepmeyi görecek kadar yaşadı. Bu, sadece ABD’ye özgü bir hikâye değil. BM Kadın Birimi’nin Mart 2026’da yayımladığı rapora göre, dünya genelinde kadınlar erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca yüzde 64’üne sahip; dünya ülkelerinin yüzde 54’ünde tecavüz suçu hâlâ rıza esasına göre tanımlanmıyor, yani bir kadın tecavüze uğrasa bile yasa bunu suç olarak tanımayabiliyor. Ülkelerin neredeyse dörtte üçünde bir kız çocuğu yasal olarak zorla evlendirilebiliyor. Rapor ayrıca bu ilerleme hızıyla yasal koruma boşluklarının kapanmasının 286 yıl daha alacağını hesaplıyor.

Görsel Kaynağı: apnews.com

Haklarımızı korumak bizim elimizde

Bu geri tepme sadece istatistiklerde değil, sokaklarda da görünüyor. Paris’te tecavüz mağduru ve küresel bir direniş simgesi hâline gelen Gisèle Pelicot, on binlerce kadınla birlikte yürüdü; Bolivya’da kadınlar şiddetsiz bir yaşam ve 2025’te kaydedilen 81 kadın cinayeti için adalet talep etti. Peki bu bize ne anlatıyor?

Steinem’ın mirası, tek bir ülkenin ya da tek bir yasal kazanımın hikâyesi değil. Asla tamamlanmış sayılamayacak bir mücadelenin hikâyesi. Onun ölümü, feminist hareketin bir kilometre taşını değil, bir uyarıyı işaret ediyor: kazanılmış haklar, korunmadıkları sürece kalıcı değil.

Bir önceki kuşağın kazandığı hakları koruyabilecek miyiz, yoksa her şeyi yeniden mi kazanmamız gerekecek? Steinem’in kendisinin sık sık hatırlattığı gibi, feminizm bir varış noktası değil, sürekli bir uyanıklık hâliydi. Bugün onun mirasına en iyi saygı, nostaljiyle değil, aynı uyanıklıkla gösterilebilir; kazanımları savunmak, yeni kazanımlar için mücadele etmek kadar acil bir görev hâline geliyor.

Kaynakça:

  • CIVICUS. (2026, April 10). International Women’s Day 2026: Feminist resistance in a world at war. CIVICUS Lens.
  • Ms. Magazine. (2026, September). Feminist news and information in print and online.
  • Olson, A., & Savage, C. (2026, September 4). Gloria Steinem lived to see a backlash against the strides she helped make for feminism. The Washington Times.
  • UN Women. (2026, March 8). No country in the world has reached full legal equality for women and girls.
Visited 5 times, 1 visit(s) today

✨ KadınKöy Yazılarını Kaçırmayın!

Bu yazıyı beğendiyseniz, yeni yayımlanacak içeriklerimizden anında haberdar olmak için e-bültenimize katılın.

↑
Close
E-Bülten

KadınKöy Dünyasına Katılın 🌸

En güncel yazılarımız, ilham verici içeriklerimiz ve özel bültenlerimiz doğrudan e-posta kutunuza gelsin.